
Olympos&Uludağ
Uludağ'ın adı Yunan mitolojisine göre Olympos'tur. Burada baş tanrı Zeus'un ve diğer tüm tanrı ve tanrıçaların oturduğuna ve halkı yukardan izlediklerine inanılırmış. Tarih içinde Uludağ'a Mısırlılar Mimos, Romalılar Calbyers, Bizanslılar Misdymp ve Osmanlılar da Kesiş Dağı demişler. Uludağ, Türkiye'nin en gözde kayak merkezlerinden biridir. Uludağ'ın genelde en yüksek tepesi olarak bilinen tepesi 2493 metre ile Zirve Tepesi olarak bilinir. Aslında en yüksek tepesi 2543 metre ile Kara Tepe'dir. Kayak pistleri ise Fatin Tepe (2050 m) ve Kuşaklı Kaya (2232 m) dir. devamı
Zanzibar...
Kış aylarında yazın güneşli günlerini yaşamak istiyorsanız Zanzibar sizin için ideal bir seçimdir. Aralık - Şubat aylarında oldukça sıcak olan ada Nisan, Mayıs ve Ekim aylarında daha serin ve yağışlıdır. Zanzibar turkuaz rengi denizi ve yirmibeşten fazla harika plajlarıyla sizleri bekliyor. Zanzibar'da denizin keyfini, yerel hayatın akışını ve hayvanlar alemini yakından tanıyaileceğiniz aktivitelerle size farklı seçenekler sunuyor. Zanzibar'ın en önemli ve dünya mirası olarak kabul edilen Stone Town bölgesini gezip oradaki yapıları ve kültürü keşfedilirsiniz. devamı
Atina
Çoğu ziyaretçi için 3000 yıllık tarihi bir geçmişe sahip Atina’yı ziyaret etmek, antik eserleri, daha çok Acropolis tarafından temsil edilen klasik Yunan kentini ve çevresindeki arkeolojik bölgeleri ziyaret etmek anlamına gelmektedir. Kısa bir ziyarette bile, Atina’nın antik bölgelerini ve müzelerini görmek mümkündür. Çevrenin Avrupa kentlerini tarzında eserlerden yoksun olmasına rağmen, keşfetmeye değmektedirler. devamı
New York
New York’u ilk kez ziyaret edenler, kente genellikle faltaşı gibi açılmış gözlerle ve büyük beklentilerle gelirler. ABD’de New York kadar eğlenceli yer az bulunur. Burada her aradığınızı bulursunuz: müthiş tiyatrolar, olağanüstü müzeler, lüks oteller, büyüleyici bir tarih, hareketli gece hayatı ve mükellef yemekler. New York’ta zor bulabileceğiniz tek şey huzur ve sessizliktir. Ama insan kaynayan sokaklara tepeden bakan yüksekçe bir otelde kalırsanız, Central Park’ın yüksek bölgelerine yolunuz düşerse ya da Cloisters’ta Hudson Irmağı’nın kuşbakışı manzarasına nazır bir terasa çıkacak olursanız, biraz huzur ve sessizlik bulabilirsiniz devamı
Buenos Aires
Buenos Aires; muhteşem gece hayatı, her köşeden yükselen tango ezgileri ve eşine benzerine rastlanmaz leziz mutfağıyla Güney Amerika'nın mutlaka görmeniz gereken şehirleri arasındaki yerini alıyor. Yalnız, bu şehrin meraklıları için küçük ama önemli bir not: Buenos Aires'le farklı yarım kürelerde olduğumuzdan, biz burada kışı yaşarken orada yaza girmiş olunuyor. Bu yüzden şehir en sıcak aylarının yaşandığı Aralık ve Şubat ayları arasında ziyaret edilebilir.
Casa Rosada, Arjantin'in cumhurbaşkanlığı konutu. Balkonundan Juan ve Evita Perón'un kalabalığı selamladığı o meşhur saray… Çilekli, devasa bir düğün pastasına benzeyen bina, rengini eski bir Arjantin inşaatçılık geleneğinden almış. Arjantinliler bina yapımında çimentonun içine öküz kanı karıştırıyorlar…
devamı
Sofya
7000 yıl önce kurulan, bugün hala kullanılabilen sıcak ve soğuk doğal kaynaklara sahip Sofya çok çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Avrupa’nın en eski yerleşim yerlerinden biridir. Arkeolojik sit alanaları, kültürel anıtlar, Türk, Slav, Romalı, Bizans ve Trakyalı bir çok tarihsel rezerveler yeni modern yapılar arasında korunmaktadır. Eski miraslar ve yeni binalar başkente ayrı bir çekicilik katmaktadır.
devamı
Nice..
Akdeniz sahilindeki en büyük tatil beldesi ve Fransa’daki beşinci büyük şehir olan Nice Yunanlılarca kurulmuş ve bir Roma kolonisi olmuştur. Ilıman kış iklimi ve yemyeşil subtropikal bitki örtüsü uzun zamandır ziyaretçileri cezbeder. II. Dünya Savaşı’na kadar, Çar I. Nicholas’ın 1856’da gelen dul karısı ve 1895’te burada kalan Kraliçe Victoria gibi aristokratların uğrak yeriydi. Bu parlak geçmişi sayesinde Côte d‘Azur’un başkenti olmuştur; bugün iş konferansları ile paket turlarının merkezidir. Müzeleri, güzel plajları ve sokak yaşamının yanı sıra Shrove Salısı’nda havai fişek gösterileri ve Çiçekler Savaşı ile sona eren 18 günlük Karnaval ile de muhteşem bir yerdir. devamı
Moskova...
Rusya’nın Avrupa topraklarının merkezinde yer alan Moskova, Dünya’nın en büyük ülkesinin başkentidir. Şehrin hatta ülkenin kalbi, 8 yüzyıldır Rusya’nın yönetildiği yer ve dini bir merkez olan Kremlin’dir. Kızıl Meydan, muhteşem ve rengarenk St Basil Katedrali ve mücevherlerle bezeli Çarın Faberge paskalya yumurtaları batılıların akıllarında çok uzun yıllardır Rusya ile bağdaştırılmaktadır.
Moskova bir yandan ihtişamın bir yandan da çirkinliğin kanıtlarını taşımaktadır; çok büyük beton yığınlar, Stalin döneminden kalma yüksek katlı apartmanlar, şaşalı kiliseler, çok hoş neoklasik evler, Eski Şehrin etkileyici mimarileri. devamı
Sidney
Sidney, Avustralya'daki en eski yerleşim merkezlerinden biridir. Ülkenin ekonomik dahil her açıdan merkezi olmasına rağmen gerçekte başkenti değildir. Jackson Limanı'nın kıyılarında kurulmuştur.
Sidney Botany Körfezi ile Pittwater arasında yaşayan Darut kabilesinin anayurdu olarak bilinmektedir. Bu sebeple burada tarih öncesinden kalma çok sayıda yerleşmeler bulunmakta; yer isimlerinin de çoğu bu eski yerleşmelerden gelmektedir.
devamı
|